Özel Duçe Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi

  • Fizik tedavi ve rehabilitasyon ile ilgili sorularınızın cevaplarını sık sorulan sorular sayfasında bulabilirsiniz

  • Ayak sağlığı ile ilgili bilmek istediğiniz herşey ayın konusu'nda.

  • Merkezimizle İlgili Duyurularımızı bu bölümden takip edebileceksiniz

Merkezimizde Tanı ve Tedavisi Yapılan Hastalıklar

Eklem Kireçlenmeleri

Eklem Kireçlenmeleri Genellikle 40 yaş üzerinde daha sık görülür. Diz, eller, bel ve boyun en sık görüldüğü bölgelerdir. Kireçlenme olan eklem bölgesinde ağrı temel bulgudur. Diz kireçlenmesinde merdiven çıkarken, çömelirken zorlanma, ilerlemiş olgularda ise yürüme güçlüğü olabilir. Boyun kireçlenmesi sırt ve kollarda ağrı, kollarda uyuşmaya yol açabilir. Bel kireçlenmesinde ise kalça ve bacaklarda ağrı, uyuşma olabilir. Kireçlenme tedavisinde ilaç uygulaması yanında fizik tedavi uygulamaları, gereğinde eklem içine yapılan lokal enjeksiyonlar, egzersiz programları ve uygun hastalarda splint-ortez uygulamaları tedaviden maksimum yarar görülmesini sağlar. Ayrıca kalça ve diz gibi yük taşıyan eklemlerin osteoartritinde kilo verme büyük ölçüde tedaviye yardımcıdır. Hastanın eğitimi, yük taşıyan eklemlere aşırı ve ağır egzersiz yaptırılmaması, tutulan eklemlerin çevresindeki kasların güçlendirilmesi de tedavide önem taşır. Bu tedavilere yanıt vermeyen, ağrıları geçmeyen ve günlük yaşam aktivitelerini yapmakta zorlanan hastalara cerrahi girişim yapılması ve protez takılması gerekebilmektedir.

Eklem Kireçlenmeleri Eklem Kireçlenmeleri

Kemik Erimesi (Osteoporoz)

Osteoporoz, kemik yoğunluğunda azalma ve kemik yapısının mikromimari düzeyde bozulması sonucu kırıklara yatkınlıkla seyreden bir hastalıktır. Menapoz sonrası bayanlarda ve ileri yaştaki erkeklerde sık görülebilmekle birlikte, hormonal nedenler ve metabolizma bozukluklarına bağlı olarak genç yaşlarda da görülebilmektedir. Merkezimizde osteoporoz tanısı, ilaç tedavisi, egzersiz programı ve gereken hastalarda ortez uygulamaları uzman hekim kontrolünde yapılmaktadır.

 

 

Kemik Erimesi Kemik Erimesi

Disk Kaymaları, fıtık, kireçlenme, skolyoz gibi duruş bozukluklarından kaynaklanan Boyun, Sırt ve Bel Ağrıları

Disk Kaymaları Disk Kaymaları

Boyun, sırt ve bel ağrıları, genellikle boyun, sırt ve belin yanlış kullanılması sonucu omurgayı oluşturan omurların arasındaki disklerin dejenerasyonu, kayması, travmalar veya yumuşak doku romatizmaları sonucu omurga çevresindeki kasların spazmından kaynaklanmaktadır. Ağrılı dönemde ağrının hızlı bir şekilde düzelmesi için çeşitli fizik tedavi modaliteleri uygulanabilir. Fizik tedavi uygulamalarının yanında, iyileşme döneminde kasların kuvvetlendirilmesi ve düzgün duruşun sağlanması amacıyla uygun egzersizler deneyimli fizyoterapistlerimiz tarafından bireyselleştirilerek uygulamalı olarak gösterilmekte , ayrıca gereken hastalarda doktor kontrolünde boyun ve bel korsesi kullanımı önerilmektedir.



Omuz Ağrıları

Omuz Ağrıları

Omuz bölgesindeki ağrıların başlıca nedeni tendinit, bursit gibi yumuşak doku lezyonları, kas yırtıkları, omuzun uzun süre hareketsiz kalmasına bağlı donuk omuz adı verilen eklem kapsülü ve omuz çevresindeki yumuşak dokuların kalınlaşmasıyla seyreden hastalıklardır. Ayrıca kalp hastalığı, boyun fıtıkları ve kireçlenmeleri, kırık ve omuz çıkığına bağlı ağrılar da gelişebilmektedir. Merkezimizde öncelikle bu hastalıkların ayırıcı tanısı uzman doktor tarafından yapıldıktan sonra tanıya yönelik fizik tedavi ve rehabilitasyon programı düzenlenmekte; hastalar ev egzersizleri ve günlük yaşam aktiviteleri modifikasyonu yönünden bilgilendirilmektedir.

Dirsek Ağrıları

Dirsek Ağrıları

Dirsek ağrıları diğer eklem ağrılarına göre oldukça seyrek görülür. Dirsek ağrılaının en sık görülen nedeni "tenisçi dirseği" dir. Daha çok amatör tenisçilerde sık görüldüğü için bu isim verilmiş olmakla birlikte, tenisçi dirseği ağır çanta taşıma, tornavida kullanımı gibi zorlayıcı ve tekrarlayıcı el bileği, ön kol ve dirsek hareketleri sonucu görülmektedir. El bileğini yukarı doğru hareket ettiren kas grubunun dirseğe yapışma bölgesindeki tendonunun zorlanmalar nedeniyle iltihaplanması sonucu oluşur. El bileğini aşağı hareket ettiren kas grubunun tekrarlayan zorlanmaları sonucunda golfçü dirseği adı verilen tablo oluşur. Tenisçi dirseğine göre daha seyrek görülür.Tedavide epikondilit bandı kullanımı, ağrılı bölgeye yapılacak kortizon enjeksiyonları, fizik tedavi uygulamaları ve egzersizler genellikle yeterli olur. çok az olguda cerrahi girişim gereklidir. Dirsek ağrısının daha az görülen nedenleri ise elin 4. ve 5. parmaklarına giden sinirin dirsek çevresinde sıkışmasıyla seyreden kübital tünel sendromu, travmalar, romatoid artrit, gut gibi romatizmal hastalıklar sonucu dirsek ekleminin tutulumu ve olekranon bursit adı verilen dirsek ekleminde görülebilen ağrılı veya ağrısız şişliklerdir.

Kalça Ağrıları

Kalça Ağrıları Kalça Ağrıları

Kalça ağrısının en sık rastlanan nedeni kireçlenmedir. özellikle orta ve ileri yaşlarda görülür. Kalça hareketlerinde tutukluk, ağrı ve topallama olur. Hastalık ilerledikçe topallama daha belirginleşir. Yürümek özellikle merdiven inip çıkmak iyice zorlaşır. Romatoid artrit, sero (-) spondiloartropati gibi romatizmal hastalıklar da kalça ekleminde tutuluma yol açabilir. Ayrıca kalça eklemi çevresindeki bursitler de kalça ağrılarına yol açabilmektedir. Merkezimizde kalça ağrısına yol açan hastalığın ayırıcı tanısı yapıldıktan sonra uygun fizik tedavi ve egzersiz programı düzenlenmekte, gerekirse baston gibi bir destek cihazı kullanımı önerilerek, uygun hastalarda bursitlere yönelik yumuşak doku enjeksiyonları yapılmaktadır.

Diz Ağrıları

Diz Ağrıları Diz travmaya en çok maruz kalan ve bu yüzden de ağrı yakınmasına en sık yol açan eklemdir. özellikle gençlerde görülen diz ağrısı nedenleri travma sonucu menisküslerde ve bağlarda dejenerasyon ve yırtılmalardır. Ayrıca zorlanmalar nedeniyle oluşan tendinit ve bursitler de diz ağrısına yol açabilir. Orta ve ileri yaştaki diz ağrıları genellikle kireçlenmeye bağlıdır. Hasta merdiven inip-çıkarken ve çömelirken zorlanır. İlerlemiş kireçlenme olgularında ise yürürken de zorlanma ve ağrı mevcuttur. Dizde ağrı ve şişliğin birlikte olduğu olgularda iltihaplı romatizmal hastalıkların ayırıcı tanısının hekim tarafından yapılması gereklidir. Merkezimizde bu değerlendirmeler gereğinde laboratuvar ve görüntüleme teknikleri eşliğinde yapılmakta, uygun hastalarda ilaç tedavisi yanında fizik tedavi ve egzersiz programıyla birlikte eklem içi enjeksiyonlar veya bursitlere yönelik yumuşak doku enjeksiyonları yapılabilmektedir.

Diz Ağrıları Diz Ağrıları

Ayak Bileği ve Ayak Ağrıları

Ayak Bileği ve Ayak Ağrıları

Ayak bileği ağrılarının en sık görülen nedeni travmalar veya tekrarlayan burkulmalar sonucu ayak bileği bağlarında görülen yaralanmalardır. İltihaplı romatizmal hastalıklar da ayakbileğinde ağrı ve şişliğe yol açabilir. Düz taban, pençe ayak gibi ayak deformiteleri, topuk dikeni ise ayak ağrılarının başlıca nedenleridir. Ayakta ağrı ve uyuşmanın birlikte olduğu olgularda ise ayak bileğinde sinir sıkışmaları ve bel fıtıkları olası nedenler olarak düşünülmelidir. Merkezimizde bu hastalıkların ayırıcı tanısı yapıldıktan sonra ilaç tedavisi ve egzersizler, gereken olgularda ise tabanlık gibi uygun ortez kullanımı ve fizik tedavi programı önerilmektedir.

Yumuşak Doku Romatizmaları (Fibromyalji Sendromu, Myofasyal Ağrı Sendromu vs)

Yumuşak doku romatizmaları çok sık karşılaşılan romatizmal hastalıkların yaklaşık olarak % 60 kadarını oluşturan bir sağlık sorunudur. Yumuşak doku romatizmalarının bazıları kasların kemiğe yapışma bölgeleri olan tendonların zorlanması sonucu oluşan tendinitler, eklemlerin çevresinde bulunan bursa adı verilen içi sıvı dolu keselerin iltihaplanması sonucu oluşan bursitler, cilt altındaki bağ dokusunun hastalıkları gibi bölgeseldir.

Yaygın ağrı şeklinde olan yumuşak doku romatizmaları Fibromyalji Sendromu, Myofasyal Ağrı Sendromu ve Kronik Yorgunluk Sendromu olarak değişik gruplara ayrılabilir. Bu gruptaki hastalıklar daha çok kadınlarda görülmektedir.
Fibromyalji Sendomu yaygın ağrı, yorgunluk, sabah tutukluğu, uyku bozukluğu, baş ağrısının eşlik ettiği klinik tabloyla karşımıza çıkan, 30-50 yaş arasında genellikle kadınlarda görülen bir tablodur. Bu yakınmalara bazen kabızlık, sık ve ağrılı idrara çıkma, uyuşma, vücutta şişlik hissi gibi yakınmalar eklenir. Ağrı yakınmaları soğuk, nemli hava, stres ve uykusuzlukla şiddetlenir.

Myofasyal Ağrı Sendromu genellikle kasların belli bölgelerinde ağrı, spazm ve tutuklukla karakterize bir hastalıktır. çok sık rastlanan ağrı nedenlerindendir. Kaslarda "tetik nokta " olarak isimlendirilen noktalardan kaynaklanan ve yayılan ağrılar mevcuttur. Ağrılar batıcı, yanıcı tarzda olabilir. En sık sırt, boyun, omuz bölgesinde rastlanmakla birlikte tüm kaslarda görülebilmektedir. Yakınmalar soğuk ve nemli hava, yorgunluk, uykusuzluk, stresle artabilmektedir.

Kronik Yorgunluk Sendromu organik bir neden bulunmaksızın en az 6 aydır devam eden ciddi ve ileri derecede yorgunluk gösteren bir tablodur. Ayrıca uyku bozukluğu eşlik edebilir. Aynı zamanda kısa süreli bellekte veya konsantrasyonda bozulma, boğaz ağrısı, kas ve eklem ağrısı, baş ağrısı, lenf bezlerinde hassasiyet, sabah uyku halinin devam etmesi, yapılan bir iş sonrası 24 saatten uzun süre devam eden kırıklık tabloya eşlik edebilir.

Tüm yumuşak doku romatizmalarının birbirinden farklı ve çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. İlaç tedavisi ve ağrılı bölgeye yapılan enjeksiyonlar tedaviye büyük ölçüde yardımcı olmakla birlikte, yumuşak doku romatizmalarının her döneminde uygulanan fizik tedavi yöntemleri yüz güldürücü sonuçlar sağlamaktadır.

İltihaplı Eklem Romatizmaları (Romatoid Artrit, Reaktif Artrit, Ankilozan Spondilit, Akut Romatizmal Ateş, Gut vs)

Daha ağır seyreden ve genelde tüm vücudu etkileyen iltihaplı romatizmaların nedeni bağışıklık sistemi bozukluklarıdır. Tüm organlarda etkisi görülebilen ve genetik geçişin önem taşıdığı bu hastalıkların hiçbirinin kesin tedavisi bulunamamıştır. Romatizmal hastalıklar genel olarak kadınlarda daha sık görülmekte ve yaş ilerledikçe sıklığı artmaktadır. Bununla birlikte erkeklerde daha sık görülen (gut, ankilozan spondilit vs) ya da ön planda gençlerde görülen (sistemik lupus eritematozus, ankilozan spondilit vs) hastalıklar da vardır. Romatizmal hastalıklar çocukluk çağında da görülebilir (akut romatizmal ateş, juvenil romatoid artrit vs). Romatolojik hastanın en sık yakınmaları ağrı, halsizlik, yorgunluk ve tutukluktur. Bu ağrı eklem veya eklem dışında olabilir. Hastalıklı eklemde ağrı uzun süren hareketsizliği izleyen devrelerde daha belirgin olarak hissedilir. Bu bakımdan sabahları hastalar eklemlerini çok zorlukla hareket ettirirler. Sabah sertliği ya da sabah tutukluğu adı verilen bu olayın süresi hastalığın tanısında çok önemlidir. Genellikle tutulan eklemler çevresinde 1 saatten uzun süren sabah tutukluğu mevcuttur.

Bazı iltihaplı romatizmal hastalıklar kas-iskelet sistemi dışında iç organlar ve cilt tutulumuna da yol açabilir. Romatizmal hastalıklar tanı ve tedavisi zor olan; doktor ve hasta açısından sabır isteyen kronik hastalıklardır. Bu nedenle hastanın bilinçli ve sabırlı tutumu teşhis aşamasında etkin rol oynar. Tedavi ve takiplere uymanın şart olduğu bu hastalıklarda, aksi taktirde hastalığın ilerlemesi kaçınılmazdır. Bu hastalıkların aktif dönemi geçtikten sonra uygulanacak fizik tedavi yöntemleri, egzersiz programları hem eklem deformasyonlarını önler, hem de ağrının azalmasına yardımcı olur.

  • Romatoid artrit

    Romatoid Artrit

    En sık görülen ihtihaplı romatizmal hastalık romatoid artrit'tir. Genellikle çok sayıda eklem bölgesinde, özellikle el-ayak eklemlerinde şişlik ve ağrıyla seyreder. Ateş, halsizlik, kilo kaybı da hastalığa eşlik edebilir. Tedavi edilmezse tüm vücudu etkileyebilen bu hastalık, ilaçlarla kontrol altına alınabilir. Hastalığın aktif döneminde eklemin istirahate alınması, eklem hareket açıklığını ve kas kuvvetini korumaya yönelik egzersizler, soğuk uygulama ve ağrı kesici akımlar tedavide yardımcı olur.

  • Ankilozan spondilit

    Ankilozan Spondilit

    Sık görülen iltihaplı romatizmal hastalıklardan olan ankilozan spondilit, genellikle sırt, bel ve boyun gibi omurga eklemlerini tutar. Kalça ve omuz gibi kök eklemleri de tutulabilir. Daha çok genç erkeklerde görülen bu rahatsızlık, omurganın zamanla şekil değiştirmesine ve kamburluğa yol açabilir. İlaç tedavisi hastalığın kontrol altına alınmasını sağlamakla birlikte akut dönem geçtikten sonra uygulanan egzersiz programı, fizik tedavi uygulamalarıyla hem ağrı azaltılır, hem de omurga deformasyonu önlenebilir.

  • Gut hastalığı

    Gut Hastalığı

    Gut hastalığı genellikle ayak eklemlerinde , en sık ayak başparmağında ani biçimde ortaya çıkan şiddetli ağrı ve kızarıklıkla kendini gösterir. Kanda ürik asit düzeyinin yükselmesiyle seyreden bu hastalıktaki eklem yakınmaları kısa sürede kendiliğinden geçse de, tekrarlayan ataklar eklem deformasyonlarına yol açacağı ve uzun vadede böbrek fonksiyonlarını bozabileceği için, uygun diyet programı ve ilaç tedavisi önemlidir.

  • Sistemik lupus eritematosus

    Genç kadınlarda daha sık görülür. Sistemik lupus eritematosus, damarları tutan bir hastalıktır. Bu nedenle vücudun tüm organlarını etkileyebilir ve tedavi edilmezse çok ciddi sonuçlar doğurabilir. Yüzde kızarmalar, aft gibi cilt bulguları, halsizlik, ateş, eklemlerde ağrı ve şişlik gibi belirtilerle başlayabilen hastalık, böbrek, beyin, akciğer, kalp zarı tutulumuyla da kendini gösterebilir.

  • Behçet hastalığı

    özellikle genç erkeklerde aft, göz iltihabı ve genital bölgede ülserlerle başlar. Genellikle damar tıkanmaları, beyin ve sinir tutulumu gibi ağır tablolara da neden olabilen Behçet hastalığı erken tanı ve tedaviyle kontrol altına alınabilir.

  • Ailevi akdeniz ateşi

    ülkemizde sık görülen bir başka romatizmal hastalıksa, ailevi akdeniz ateşidir. özellikle güney-orta anadolu kökenli kişilerde görülen bu hastalıkta tekrarlayan ateş, ağrılı eklem şişlikleri, karın ağrısı gibi belirtilere rastlanır. Yanlış tanı konulması nedeniyle hastalar gereksiz yere karın içi operasyon geçirebilmektedir.

  • Sjögren hastalığı

    Sjögren Hastalığı

    Sjögren hastalığı tükrük ve gözyaşı bezlerinin tutulumu ile kendini gösteren ağız ve göz kuruluğuyla seyreden romatizmal bir hastalıktır. Ağız kuruluğu diş çürüklerine, göz kuruluğu ise gözde enfeksiyonlara yol açabilmektedir. Hastalık seyrek olarak akciğer ve böbrek tutulumuna da yol açabilmektedir.

  • Skleroderma

    Skleroderma

    Skleroderma deride, eklem çevresindeki dokuda, ayrıca yemek borusu, bağırsak, akciğer, kalp, böbrek başta olmak üzere iç organlarda yaygın bağ dokusu-kollajen artışıyla karakterize bir hastalıktır. Hastalığın şiddet ve ilerlemesi çok değişkendir. Yaygın skleroderma ile beraber iç organ tutulumu varsa ölüm ile sonuçlanabilir.

  • İltihaplı kas hastalıkları

    Romatizmal hastalıklar içinde miyozit adı verilen bazı iltihaplı kas hastalıkları da vardır. Bunlar kas güçsüzlüğü, oturup kalkmada zorlanma ve halsizlikle ortaya çıkan hastalıklardır. Kas güçsüzlüğü nedeniyle hareket etmek giderek zorlanır ve solunum kasarının tutulumuna bağlı nefes almak güçleşebilir.

    İlaç kullanımı, doğru ve düzenli fizik tedaviyle üstesinden gelmenin mümkün olduğu romatizmal hastalıklarda teşhis kadar tedavi süreci de titiz bir yaklaşım gerektirir. Tüm romatizmal hastalıkların kas-iskelet sistemi tutulumlarında özellikle subakut ve kronik dönemde yapılan fizik tedavi uygulamalarıyla birlikte egzersiz programları ağrının giderilmesi, eklem hareket açıklığının ve eklem çevresindeki kas kuvvetinin korunmasında yardımcı olmaktadır.

Ortopedik Rehabilitasyon

Ortopedik Rehabilitasyon

Ortopedik rehabilitasyon, kas-iskelet sisteminde oluşan kırık-çıkık, menisküs, bağ, tendon, sinir yaralanması gibi tüm yaralanma ve sakatlıkların konservatif veya cerrahi tedavisi sonrası rehabilitasyonu, ayrıca eklem protezi uygulanması öncesi ve sonrası rehabilitasyonu içerir.

Ortopedik rehabilitasyon programı içinde gerektiği zaman ısı, ışık, elektroterapi modaliteleri, masaj, manipulasyon ve mobilizasyon teknikleri, nörofizyolojik tedavi yaklaşımları na da yer verilmektedir.

El Rehabilitasyonu

El rehabilitasyonu programı, hastalık ya da yaralanma sonucu kol veya eldeki kayıp fonksiyonları geri kazanmaya yönelik geliştirilmiştir. Kırık, tendon yaralanmaları, artrit (eklem iltihapları), eklem protezleri, sinir yaralanmaları, amputasyon, ezilmeler, yanık, düzeltme cerrahisi sonrasında elde oluşabilecek yetersizlikleri çözmek ve tekrar fonksiyonel hale getirmek amaçlıdır.

Spor Yaralanmaları Rehabilitasyonu

Spor Yaralanmaları Rehabilitasyonu

Spor yaralanmaları terimi, vücudun tamamının veya bir bölgesinin, normalden fazla bir kuvvetle karşılaşması sonucunda, dayanıklılık sınırlarının aşılmasıyla ortaya çıkan durumları kapsar.Genellikle yorgunluk, aşırı yüklenme, soğuk, aşırı gerilme ve enfeksiyon gibi etkenlere bağlı gelişen kas ve eklem sertlikleri, kas zayıflıkları, spor araç ve gereçlerinde yetersizlik, ısınma eksikliği, yetersiz teknik, spor dalının sporcuya uygun olmaması nedeniyle oluşur. Merkezimiz spor yaralanmalarında oluşabilen kırık, çıkık, eklem dejenerasyonu, menisküs yaralanmaları, kas yaralanmaları, bursa, kıkırdak, tendon problemleri, bağ yaralanması ve kopmalarına yönelik yoğun ve kişiye özel hazırlanan bir rehabilitasyon programı sunmaktadır.

Nörolojik Rehabilitasyon

Felç (inme), yüz felci, çocuk felci sekeli, Parkinson Hastalığı, MS (Multipl Skleroz), CP(Serebral Palsi), kafa travması sonrası gelişen travmatik beyin yaralanması, beyin tümörleri ve enfeksiyonları sonrası erken rehabilitasyon kol ve bacaklarda gelişen kuvvet kaybı, denge ve yürüme bozukluklarının tedavisinde ve kaybedilen fonksiyonların hızlı bir şekilde kazanılmasında çok önemlidir. Merkezimizde nörolojik rehabilitasyon için uygun ekipman ve donanım mevcuttur. Bu hastaların rehabilitasyonu deneyimli fizyoterapistler tarafından yapılmaktadır.

Nörolojik Rehabilitasyon

Beyin Cerrahisi Operasyonları Sonrası Rehabilitasyon

Beyin-omurilik tümörlerine ve boyun-bel fıtıklarına yönelik yapılan operasyonlar sonucu oluşan kuvvet kaybı, denge-koordinasyon bozukluğu ve yürüme bozukluğuna yönelik uygulanan rehabilitasyon programları fonksiyonel kayıpların geri kazanılmasında yüz güldürücü sonuçlar sağlamaktadır.

Solunum Sistemi (Akciğer, solunum yolları) Hastalıklarının Rehabilitasyonu

Solunum Sistemi Hastalıklarının Rehabilitasyonu

Pulmoner rehabilitasyon adı da verilen solunum rehabilitasyonu astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (nefes darlığı), amfizem, göğüs duvarı bozuklukları, akciğer kanseri, operasyonlar öncesi ve sonrasındaki dönemler, kistik fibrozis gibi akciğer hastalığı ve solunum sıkıntısı olan hastalar için önerilen bir programdır. Akciğer hastalığının sonucunda solunum kaslarının fonksiyon bozukluğu, kalp hastalıkları, kondüsyonun bozulması, depresyon- anksiyete gibi psikolojik bozukluklar gelişebilir. Solunum rehabilitasyonu, solunum sıkıntısı olan hastaların günlük yaşantıları içerisinde hareketlilik düzeylerini artırmayı, etkili öksürmeyi ve solunum egzersizlerini öğretmeyi, maksimum egzersiz düzeyini belirlemeyi, hastaları hastalığına uygun günlük yaşam aktiviteleri konusunda bilgilendirmeyi sağlar.

Lenfödem, Varis gibi Dolaşım Sistemi Hastalıklarının Rehabilitasyonu

Lenfödem, Varis gibi Dolaşım Sistemi Hastalıklarının Rehabilitasyonu

ödem dokularda, hücrelerarası sıvıdaki artış nedeniyle ortaya çıkan şişliktir. Lenf sistemi düzgün bir şekilde çalışmıyorsa dokular içinde sıvı birikir. Bir bölgede biriken sıvı miktarı, lenf sisteminin taşıma kapasitesinden daha büyükse lenfödem oluşur. Lenf sistemi derialtındaki doku sıvısı ve içindeki maddelerin toplardamarlardaki kan dolaşımına transportunu sağlar. Lenf sıvısının hareketi kan dolaşımına göre oldukça yavaştır. Bu hareketi kasların basıncı ve solunum sistemi sağlar. Lenfödem cerrahi girişimler, travmalar, enfeksiyonlar, tümörler veya kanser tedavisi gören hastalarda uygulanan radyoterapi sonrası lenf yollarının tıkanması veya kesintisini takiben etkilenen kol veya bacakta ortaya çıkar. Lenfödem neden olan olaydan aylar, bazen yıllar sonra ortaya çıkabilir. Kilo alma, hareketsizlik, ağır taşıma, yolculuklar, sıkı giysiler, böcek ısırmaları, kesik, yanık ve enfeksiyonlar lenfödemi tetikleyebilir. Lenfödemde etkilenen kol veya bacakta dolgunluk hissi, deride gerginlik, etkilenen kolda el ve parmak, veya etkilenen bacakta ayak ve parmak hareketlerinin kısıtlanması, giysi, ayakkabı ve yüzüklerin dar gelmesi gibi belirtiler vardır.

Lenfödem tedavisinde kompresyon çorapları kullanımı, manuel lenf drenajı, pnömotik jobs cihazıyla aralıklı basınç uygulayarak lenf dolaşımının hızlandırılması, pompalama-germe ve solunum egzersizlerinden oluşan rehabilitasyon programı uygulanır. Doğru uygulanan fizik tedavi ve rehabilitasyon programı lenfödemin önlenmesi ve kontrol altına alınmasında oldukça etkilidir.

Yanık Sonrası Rehabilitasyon

Yanık bazen kol ya da bacakların kaybına, deri, derialtı dokularda ve kaslarda kısalığa yol açıp, yanık alanında çeşitli boyut ve derinliklerde skar dokusu ve izlere neden olabilir. Yanık hastalarının tedavisinde akut dönemde cerrahi ekibi tarafından yapılan tedavilerden sonra kas kısalıklarını ve deformasyonları önlemek, eklem hareket açıklığını korumak için yapılan egzersizlerin önemi büyüktür. Hasta geç dönemde eklem deformasyonlarıyla başvurduğu zaman da uygun fizik tedavi ve rehabilitasyon programıyla eklem fonksiyonları tekrar kazandırılıp, fonksiyonel kapasite arttırılabilmektedir.

Meme Cerrahisi Sonrası Rehabilitasyon

Meme kanserli hastaların tedavisinde başarı ile uygulanan çeşitli cerrahi yöntemler, radyoterapi ve kemoterapi hastaların büyük çoğunluğunda iyileşme sağlamakta ancak beraberinde çeşitli fonksiyonel bozukluklara yol açmaktadır. özellikle cerrahi sonrası gelişen komplikasyonların en önemlileri omuz eklem hareketi kısıtlılığı ve lenfödemdir. Bu komplikasyonların giderilmesinde rehabilitasyon uygulamalarının önemi büyüktür. Cerrahi olarak ne kadar fazla lenf nodülü çıkartılırsa, lenfödem oluşma riski o kadar artmaktadır. Lenf nodülü çıkarılmasına radyoterapi eklenmesi, lenfödem oluşma riskini daha da arttırmaktadır.Omuz eklem hareketi kısıtlılığını önlemek için operasyon sonrası erken dönemde tutulan tarafın mobilizasyonu gerekmektedir. Bunun için olabilecek en erken dönemde egzersizler başlatılır. Omuz için eklem hareket kısıtlılığının olmaması radyoterapi sırasında gerekli olan pozisyonlamayı sağlamak için de gereklidir.

Gebelik Eğitimi ve Rehabilitasyonu

Gebelik süresince annenin birçok sisteminde olduğu gibi kas-iskelet sisteminde de önemli değişiklikler oluşur. Anneyi fiziksel ve ruhsal olarak doğuma hazırlamak, gebelik ve doğumun annenin bedeninde bırakabileceği olumsuz etkileri azaltmak ve doğum sonrasında kişiyi en kısa zamanda gebelik öncesindeki sağlık ve aktivite düzeyine ulaştırmak amacıyla doğum öncesi ve doğum sonrası dönemde önerilen egzersizler, sportif aktiviteler ve günlük yaşam aktivitelerindeki değişikliklerin tümüne "gebelik rehabilitasyonu" adı verilir. Merkezimizde ilk 3 ayını doldurmuş olan gebelere kendilerini takip eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı'nın onayı alındıktan sonra fizyoterapist tarafından uygulamalı egzersiz eğitimi verilmektedir. Hamileler bu eğitime katılmadan önce uzman doktorumuz tarafından değerlendirilmekte ve egzersiz programı bireyselleştirilmektedir.

Ortezleme ve Protez Eğitimi

Değişik nedenlerle kol ve bacaklarını kaybetmiş ampute hastalara protez kullanımı eğitiminin verilmesi, kontrol ve bakımının, protez kullanımı sırasında doğabilecek problemler ve çözümleri nin anlatılması, ayrıca hastanın düzenli olarak yapması gereken egzersiz programının belirlenmesi gereklidir.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Klinikleri' ne başvuran hastaların doktor tarafından gerekli görülürse boyunluk, bel korsesi, dizlik, el bileği ateli gibi ortez adı verilen cihazları kullanması gerekebilir. Bu cihazların kullanım şekli ve süresi hakkında hastaların bilgilendirilmesi gereklidir.

Merkezimizde ortez ve protez eğitimi uzman doktorlarımız ve deneyimli fizyoterapistlerimiz tarafından verilmektedir.

Merkezimizde Tedaviye Yönelik Yapılan Özel Enjeksiyonlar

  • Ağrılı nokta enjeksiyonları
  • Eklem içi enjeksiyonları
  • Yumuşak doku (tendinit, bursit vs) enjeksiyonları
  • Tuzak nöropatilere (Sinir Sıkışmaları) yönelik yapılan enjeksiyonlar